11 Haziran 2017 Pazar

Eski Türklerin Dini



Bu ufak nüsha P. Wilhelm Schmidt'in yazmış olduğu Der Urpung Der Gottesidee IX cildinden alınmış ufak bir kısmıdır. Türklerin eski dini üzerinde kısmını alarak çevrilen bu eser İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı dergisinde ayrı basım olarak yayınlanmış.

Yazarın kitapta fikirlerini belirlerken bazı fikirleri klasik Avrupa bakışını yansıtmakta yer yer. Bunlardan bir tanesi Hunların içinde bir çok ulusun bulunduğu bir devlet sayarken Türk devleti olarak saymaması. Bundan dolayı Türk tarihini Göktürk'lerden başlatmakta. Yazar Türk tarihini Göktürkleden başlatsa da, Hunlar ile Göktürkler arasında bir benzerlik olduğunu ifade ediyor. Buna örnek olarak da kurban kutlamalarını göstermiş. Hunların gerçek bir devlet olduğunu, oldukça zengin bir şekilde gelişmiş olduğunu belirtiyor.

Türklerin yer-sulara, atalar kültüne ve güneş,ay'a belli bir kutsiyet verdiklerini daha öncede belirtmiştim. Yazarın buradaki tespiti yazıtlarda Gök Tanrı her zaman daha fazla bahsedildiğini söylemekte. Bu da Gök'ün muklatiyetine bir gösterge olarak belirtmiş. Vesikaların fazla olmaması bazı şeylerin var mı yok mu konusunda kesinliği sağlamıyor. İki yerde de Türklerin Gök Tanrıya dua ettiği tespit edilmiş. Bu duanın diğer mukaddes sayılan şeylere yapıp yapmadıkları ise tespit edilememiş. Gök Tanrının diğer mukaddes şeylerden en üste olduğu belli olsa da. Bu inancın tek tanrılı bir din olup olmadığı konusunda yazar elimizde yeterli bir belge yoktur demekte.

Atalar kültünü yazar Çin etkisi olabileceğini söylemiş. Daha önceki Türk Kozmolojisine Giriş kitabında bu inançların Çu'lar tarafında Çinlilere geçtiğini aktarmıştım. Atalar kültünün daha önce de halen Türk toplulukları içinde yaşadığını belirttim.

Bu ufak eser bulunması biraz zor olasa da bize sunduğu bazı bilgiler önemli. Bundan dolayı bakılabilir. 

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Türk Tarih-i Dinisi



Fuat Köprüsü Türkiye'nin eğittiği büyük bilim insanlardan bir tanesi. Uzun zamandır kendisinin yazdığı kitaplar sadece ilk yayınlanan dergilerde ve sahaflarda bulunuyordu. Son iki yıl içersin de bir kaç yayın evi Fuat Köprülü'nün kitaplarını basmaya başladı. Bu eserde AKÇAĞ yayınları tarafından aynı hizmet ile ortaya çıkmış bir eser. Şans eseri kitap fuarında rastladığım ve aldığım bir kitap. Kitabın oluşumu Fuat Köprülü'nün verdiği derslerde tutulan notların bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkmış bir kitap. Daha özele inmekten ziyada daha genel konuları anlatmak ve uzun bir zaman dilimini bize sunmakta. 

Kitabın ismi Türklerin tarihindeki dinleri olarak yazılsa da aslında çok geniş bir yelpazeyi bize sunmakta. İlk olarak Türklerin ne şekilde ortaya çıktıkları ve hangi devletler kurdukları üzerine kısa açıklamalarla bilgi veriyor. Bunun yanında ekonomik ve kültürel durumlarını da bize aktarmakta kısa kısa. Burada yazar klasik olarak Türk tarihini iki safhaya ayırıyor. İslamiyetten önce ve sonra. İslamiyetten önce Türk devletlerine değinirken, inançları, kültürleri, tarih sahnesine nasıl çıktıları üzerine durmuş. İslamiyetten sonra meydana gelen Türk devletleri üzerinde dururken islamiyettin Türkler içine nasıl girdiğini de değiniyor. Selçuklu döneminde daha sonra nasıl evrilerek Türklerin kendi kültürleri ile birleşmesi sonucu Türk tarikatlarinin ortaya çıkışı anlatmış. 

Kitap Eski Türk Dinine değinse de bu konu üzerine yazılmış bir eser değil. Zaten Fuat Köprülü bu derslerini verdikten sonra bir daha bu konu üzerinde fazla durmamış başka eserlerine yoğunlaşmış. Bundan dolayı anlatımı derslerdeki gibi kısa kısa sunuyor. Çok derinlemesine bir bilgi vermiyor bize. Birde yayın evi yazarın diline çok dokunmak istememiş. Kitapta geçen kelimelerin çoğu eski Türkçe yani Cumhuriyetin ilk dönemlerinde kullanılan Türkçe olarak basılmış. Bunu günümüz Türkçesine çevirebilirler miydi, olabilirdi ama bu seferde daha başka sorunlar ortaya çıkıyor. İyi bir çevirim olmadığı zaman anlam kayması meydana geliyor ki bu eski eserlerin günümüz Türkçesine sadeleştirme adıyla yapılmasıyla çok gördüğümüz bir olay. Aynı dönem içersin de Alfa yayınları da Fuat Köprülünün külliyatını basmıştı. Daha inceleme imkanım olmasa da bu külliyat içersin de bu eserinde olacağını düşünüyorum. Kitapta kullanılan yazım dili hakkında ise incelemediğim için bir fikrim yok. 

Merak edenler kitabı alarak genel bir fikir edinebilirler. Türklerin Eski Dinleri ve Türk tarihi konusunda illa okunması gerek bir eser olarak ben görmedim bu kitabı. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...